10.06.08
Hipotez Testi Her Yerde
İlgili bir bölümde eğitim görülüyor ise, ikinci veya üçüncü sınıfta nedendir bilinmez nefretle, tiksintiyle okunan bir istatistik veya ekonometri dersinde geçer hipotez testi tabiri. Pek anlaşılmaz, üzerinde durulmaz, malum bizimki gibi memleketlerde gerçek hayatta işe de yaramaz. (Çalışma soruları: gerçek hayat nedir? işe yaramak nedir?)
Hipotez testlerinde yanlışlama motiviyle hareket edilir. Bir katsayının (veya parametrenin) değeri elinizdeki modele göre belirli bir pozitif değerdir örneğin, veya belli bir reel aralıktadır. Ancak siz işe parametrenin o değerde olduğunu, veya parametrenin sıfırdan farklı olduğunu söyleyerek başlamazsınız. Örneğin x’in y üzerindeki etkisini b katsayısı ile ölçüyor iseniz, ve b’nin kıymet-i harbiyeye sahip olmasını bekliyorsanız, hipoteziniz H0: b=0 şeklinde olacaktır. Alternatifiniz ise H1: b<>0 şeklindedir. Eğer H0′ı reddebiliyorsanız katsayınız sıfırdan anlamlı biçimde farklıdır, teori ile uyuşan birşeyler bulmuşsunuzdur. Ret edebilmek veya edememek ise, tümüyle veri seti ve kullandığınız teknikle ilintilidir. Sınadığınız değerin sıfır olup olmadığını belli bir istatistiksel anlamlılık seviyesinde rapor edersiniz. Bu bana hala Anglo-Saksonların roket bilimi dediği şeylerden biri gibi gelir. Yıllardan beri hayatımı bu işten kazanmama rağmen, tekniğin altında yatan felsefe her defasında sarsıcı bir tecrübe teşkil etmiştir. (Not: Kabul kelimesinin bu kapsamda özellikle kullanılmadığını hatırlatalım. Asla bir hipotezi kabul etmezsiniz. Yapabileceğiniz yegane şey bir hipotezi reddedememektir. Bu da kafidir. Kabul bu alanda kabul gören bir terim değildir.)
Sarsıcıdır çünkü, istatistiksel bir cümlenin içeriği seçilmiş bir belirsizlik düzeyi ve onun işaret ettiği bir güven aralığı içerir. X’in katsayısının değeri şu kadar ihtimalle 1′dir diyebilmek hoştur. Eşdeğer biçimde, kurulabilecek L genişliğindeki reel sayı aralıklarının yüzde 95′i X’in katsayısının 1 değerini içerir denilebilmesi hoştur. Bu pek laubali hoş tabirini kullandığımı görmezden gelerek devam ediniz. Hoşluk veya güzellik ise şuradan gelir: cümlenin içeriği olasılıklarla konuşur ancak cümlenin kendisinin mantıki değeri 1′dir.
Gündelik hayatımızda da hipotez testleri ile yaşar gideriz. Mesela, özgür olmak dediğimiz şey “özgür olmadığımız” hipotezini istatistiksel açıdan yanlışlayabilmemizden başka birşey değildir. Ancak özgür olmadığımıza dair izlerin hayatımızda yaygın yer edinmediğini gördüğümüzde özgür olduğumuzu söyleyebiliriz. Öyle değil mi?
Yasa mı yapıyorsunuz? Özgürlükçü yasa yapamazsınız. Ancak, özgürlükleri sınırlamayan yasa yapabilirsiniz. Zira hayatımızı çevreleyen sayısız kısıt vardır, ve insan kısıtların yokluğunu ödüllendirir, mutlak faydayı artırması umulan şey kısıtların yokluğudur. Örnekleri çoğaltabilirsiniz, buraya alınan sadece ışıldayan bir tanesi.
Mutlak fayda, mutlak özgürlük vb. var mıdır? O da ayrı bir yazının konusu olsun.